Ne güzel bir bahardır yine ve bir okadar da ne hüzünlü bir bahar günüdür haziranın ikisi aynı günde denk geldi ölüm yıldönümleri ve de beraberce emek verdikleri edebiyat pınarlarındaki çağlamalarının yanıkısın kutlamalarla duyulması.
Büyük ustalar Ahmed Arif ve Orhan Kemal’in ölüm yıldönümü bugün. Beraberce emek verdikleri edebiyat ve sanat yıllarını birde beraberce aynı günde son nefeslerini teslim ederken birleştirdiler.
İkisi de Anadolu sevdalısı olarak geçti tarihe o yaşımızın yetmediği sadece sahaflardaki toz ve küf kokan kitaplarından okuduğumuz kadarı ile.
Hasretinden prangalar eskitecek kadar kocaman bir yürek taşıyan büyük ustam, şimdilerde de keşkelerle dolu olmayan bir yaşanılası dünya tadına lezzetine doyulamayan sevgi ve saygıya prangalanmış aşklar olsaydı(istisnalar kaideyi bozmaz.).Ve biz bir solukta yaşayabilseydik herşeyi ve de tadına doyamadığımız dünyamızı.
Yılların getirdiği İnsanların ve inşaatların değiştirdiği İstanbul ’a gelen Anadolu insanlarının vermiş olduğu ayakta kalabilme mücadelesini nasılda evlerimize film olarak girdiren yüreğimize kitapları ile dokunduran büyük ustam Orhan Kemal ile özdeşleşen Gurbet Kuşları.
Belki biraz özlemden belki de biraz sitemden ne dil duruyor nede kalem yazmaktan vazgeçiyor. İstediğimiz bir dünyanın içinde değiliz belki savaşlardan, sömürgecilikten, ırkçılıktan, kapitalizmden yana tüm paylarımızı almamıza ve ciğerimizin içine kadar yerleştirmemize rağmen istediğimiz şu degil midir ki : Yaşama saygı, kişiye hürriyet ve özlük ile biraz kitap birde kahve kokusu.
Mekanınız cennet olsun kalemi ve yüreği bize emanet kalan edebiyat pınarları.